Turkey
This article was added by the user . TheWorldNews is not responsible for the content of the platform.

Celadet Moralıgil cinayetinde, katili para için kaçırdılar!

Türkiye 2010 yılında İstanbul'da işlenen korkunç bir cinayete tanık oldu. Tarih yaprakları 6 Haziran Pazar gününü gösteriyordu. Havaların ısınmasıyla birlikte, piknik alanları da dolmaya başlamıştı. Bu yüzden polis telsizlerinde de ormanlık alanlar ve asayişle ilgili ekiplerin yoğun anons trafiği yaşanıyordu.

Tam bu yoğunluğun olduğu anlarda Haber Merkezi’nin “Merkez konuşuyor. 45 57 merkez” anonsu duyuldu. O anda tüm telsizdeki konuşmalar durdu. Ve merkezin söyleyeceği bilgiye kulak kabartıldı. Çünkü haber merkezi önemli bir ekibi anons ediyordu. Telsizi dinleyen tüm birimler bu ekibin Cinayet Masası’nın önemli ekiplerinden biri olduğunu biliyordu.

ŞİLE’DE CİNAYET

45 57’nin ekip şefi cinayet uzmanı Orhan Elmacı merkeze cevap verdi. Haber merkezi, Elmacı’ya Şile, Balıbey Mahallesi 23 Nisan Caddesi, Manolya sokakta bulunan bir evin adresini vererek acilen oraya gidilmesini istedi. Gelen ihbara göre evde ölü olarak bulunan bir kişi vardı. Elmacı ve ekibi piknik alanlarının yoğun olduğu Şile’ye doğru hızla yol aldı. Ve böylece İstanbul için filmleri aratmayan bir cinayet soruşturması daha başlamış oldu.

Orhan Elmacı ve ekibi olay yerine vardığında ilçe ekiplerinin geniş güvenlik çemberinin arasından içeri girdi. Olay yeri inceleme de yeni gelmiş ve çalışmalarına başlamak üzereydi. Ölen kişi 83 yaşındaki Celadet Moralıgil adlı bir kişiydi. Elleri, ayakları ve ağzı bağlıydı. Emekli polis memuru Orhan Elmacı o günü şöyle anlattı: “Ceset incelendiğinde, herhangi bir delici veya kurşun izi yoktu. Muhtemelen bağlı kaldığı duruma göre bir ölüm olmuştu ilk izlemimiz buydu. Tabi her evde işlenen cinayette olduğu gibi olay yerini incelerken, ölen kişi kimdi? Geçmişi, bağlantıları gibi tüm detaylarını incelemeye alırız” dedi. Celadet Moralıgil Cumhuriyet tarihinin önemli isimlerinden biriydi.

PROFİLİ ÇIKARILDI

"Tan gazetesi baskını" gibi tarihin dönüm noktası olaylarından birinin de tanığı olarak gösterilen Celadet Moralıgil milliyetçi görüşleriyle tanınıyordu. Uzun bir süredir yaşadığı Şile'de iyi bir hayırsever olarak da bilinen Celadet Moralıgil, Doğancılı Köyü'nde ölen eşinin adına bir ilk öğretim okulu, birçok okula laboratuvar, kütüphane, müzik dersliği yaptırmıştı. Moralıgil'in önemli bir hayırsever olduğunu anlatan Elmacı “Bu hayırseveri kim neden öldürmüştü? Aslında olay yerine ilk baktığımızda, kafamızda kurduğumuz ihtimaller oluyor hemen. Bu ihtimallerden biri eve para bulmak amacıyla girilmiş olmasıydı” dedi.

TANIDIK BİRİ

Moralıgil yalnız yaşıyordu. Arada hafta sonları Üsküdar’daki tanıdık bir anne kızın yanına giderdi. Bir ihtiyacı olduğunda zil sistemi kurduğu komşusunu çağırırdı. Ancak birkaç gün Moraligil’den haber alamayan komşusu önce anne kızını aramış Moralıgil’in orada olmadığını öğrenince hemen polisi aramıştı. Olay yerini incelediklerini anlatan Elmacı “Evin pencereleri kapalıydı. Kapısında bir zorlama yoktu. Bazı olaylarda şüpheliler tanıdık olmazsa bile onları yönlendiren tanıdık kişiler oluyor. Bu olay da öyle olabilirdi. Mahalleli hiç kimse çevrede şüpheli kimseyi görmemişti. Tanık ve veri yoksa olayın çözülmesi her zaman zorlaşır. Ama ipucu bulmak zorundaydık" ifadelerini kullandı.

EVLATLIĞININ DİKKAT ÇEKEN SÖZÜ

Moralıgil’in çevresini incelemeye aldıklarını anlatan Elmacı “Moralıgil’in bir evlatlığı olduğunu öğrendik. Ümraniye’de yaşıyordu. Bu kişiyle yaptığımız görüşmede bir cümlesi dikkatimizi çekti. Bize dedi ki ‘babalığımın Üsküdar’daki tanıdığı ablaya gittiğini biliyordum’. Tanıdığına gittiyse evinin boş olması gerekiyordu. Kapıda ve pencerelerde zorlama olmadığına göre şüpheli ya da şüphelilerin bu durumda eve anahtarla girmiş olma ihtimalleri yüksekti. Peki neden eve gireceklerdi. Tabi ki evde para ve varsa ziynet eşyası almaktı. Bunu mercek altına almaya başladık. Bir gerçek daha vardı. İstanbul’da böyle zengin kişilerin villalarına dadanan kimliği tespit edilemeyen bir yabancı çete vardı. Her yönüyle incelemeye başladık” dedi.

Moralıgil’in evlatlık hikayesi, 1963 yılına dayanıyordu. Ağrı’da bir traktör fabrikasında çalışırken otomobili bozulan Moraligil’e Sait adlı bir çoban çocuk, aracı öküze bağlayarak yardım ediyor. Ve bu yardım üzerine Moraligil Sait’i evlatlık almıştı.

TELEFONDAKİ GARİP İLİŞKİLER

İstanbul’da yaşanan benzer olayların listesini çıkardıklarını anlatan Elmacı şöyle devam etti: “Genelde yabancı hizmetçisi olan bazı villalarda benzer olaylar olmuştu. Bu böyle olabilir mi diye düşündük. Evlatlığın tüm ilişkilerini incelemeye aldık. Bir yandan da telefonla dinlemeye başladık. Bağlantılarda evlatlığının bir yeğeni olduğunu tespit ettik. Bazı telefon görüşmelerinde bir gariplik sezinledik. Bir şeyler vardı. Ve biz bunu çözmeliydik.”

YEĞENİ KAÇIRILMIŞ

Şüphelerin Moralıgil’in evlatlığı üzerinde olduğunu anlatan emekli polis memuru Orhan Elmacı, kendisiyle bir kez daha görüştüğünü belirterek “Ona evin anahtarı sende var mı dedim? Anahtarı kaybettiğini söyledi. Bu tam beklediğim cevaptı. Biz karşımızdakiyle sohbet ederken ona hissettirmeden onu sorgularız ama bu onun farkında bile olamaz. Bu sohbette yeğen ilişkisini sordum. Ve burada bir başka olayla karşılaştım. "Babalığım ölünce bir grup bizde çok para olacağını düşünüp yeğenimi kaçırıp benden para istediler" dedi. "Ben de para falan yok" dedim. Sonra bıraktılar" dedi. Şikayetçi olmamıştı.

ŞÜPHELİMİZ YEĞENİYDİ

Bu görüşmeden sonra, telefondaki garip görüşmelerin sırrı da çözülmüş oluyordu. Moralıgil’in evlatlığının yeğeni Ferhan A. takibe alındı. Yapılan telefon kayıtları ve incelenen HTS’lerle, şüphelilerin Ferhan A., Haşem A., Ahmet G. ve Sait D. olduğu belirlendi. Sokak çalışmasında da elde ettikleri bilgilerle de Ferhan A.’nın ismine ulaştığını anlatan Elmacı, “İstihbarat çalışması da yaptık. Bizim elde ettiğimiz bilgilere göre, anahtarı elde eden Ferhan A., arkadaşlarıyla eve gitmişti. Adamın evde olmadığını düşünüyorlardı. Tabi hırsızlık amaçlı girdiklerini öğrendik ama bunu kendileri bize anlatacaktı artık. Biz de tüm detayları resmileştirecektik. Operasyon için düğmeye bastık. Bu operasyonda sadece Ferhan ve arkadaşlarını değil, onları kaçırıp para isteyenleri de aldık. Soruşturmada önemli hiçbir boşluk bırakmamız gerekiyordu.”

İTİRAF ETTİ

Orhan Elmacı’nın ekibi düzenlediği operasyonda 10 kişiyi gözaltına aldı. Gözaltına alınanlar Gayrettepe’nin en üst katındaki Cinayet Büro Amirliği’nde çözülmeye başladı. Poliste verdikleri ifadelerinde suçlarını itiraf eden zanlılardan Ferhan A., “Onun evlatlığı Sait Moralıgil bizim kuzenimiz oluyordu. Ondan babalığının çok zengin olduğunu duyuyorduk. Aramızda konuşurken evinde milyonlarca lira para olduğunu tahmin ettik. Biz de çok parasızlık çekiyorduk. Amacımız evine girip hırsızlık yapmaktı. Ancak onunla evde karşılaşınca evde bulduğumuz gömlekle onu bağladık. Evin her yerini aradık. Ancak sadece 10 bin lira bulabildik.” dedi.

KAPIYI ANAHTARLA AÇMIŞLAR

Elmacı ve ekibinin yaptığı çalışmalarda, şüphelilerin elde ettikleri kopya anahtarla eve girdikleri ortaya çıktı. Hafta sonu olduğu için evde olmadığını düşündükleri Moralıgil’i karşılarında görünce, onu bağlayıp etkisiz hale getirmişlerdi. İstanbul Emniyeti rahat bir nefes almıştı. Çünkü bu olay çok önemliydi. Çözülmesi için Ankara’dan baskı gelmişti. Emekli polis memuru Orhan Elmacı “Bu kişiler sağda solda Moralıgil’de mal mülk çok var deyince, bu kez evlatlığından para kopartmak için Ferhan’ı kaçırmışlardı. Para olmadığını anlayınca serbest bırakmışlardı. Ama işlem yaptık onlara da" dedi.

Şüpheliler Moraligil’i öldürmediklerini sadece bağladıklarını söylemişlerdi. Çıkan otopsi raporuna göre de, Moralıgil, kesici veya kurşun izine benzer bir aletle öldürülmemişti. Şüpheliler hırsızlık, gasp dışında, Moralıgil’in ölümüne neden olmak suçundan da ceza aldı.